Yüksek yargı ülkemizde çalışma yaşamına yön veren önemli kararlara imza atan bir kurumumuzdur. Gerçekten de yasalarda yer almayan pek çok ayrıntı içtihatlar yardımıyla açıklığa kavuşturulmakta ve uygulamaya da bu kararlar yön vermektedir.
Yıllık ücretli izin konusunda sürekli tartışılan ve işçi-işveren arasında çekişme konusu haline gelen bazı konu başlıklarına biz de önceki yazılarımızda değinmiştik. (1) Bu tartışma konularının başında da yıllık ücretli iznin hesabında eski hizmetlerin dikkate alınıp alınmaması gelmekteydi.
Her şeyden önce Yıllık ücretli izin işçiye sağlanmış Anayasal dayanağı olan temel haklardan biridir. Yasanın işyerinde daha eski olan işçiyi daha fazla dinlendirmeye yönelik olduğu da açıktır. Bunu yasanın kıdem arttıkça buna bağlı olarak izin süresinin de artacağı şeklinde düzenlenmiş olmasından anlıyoruz. Ayrıca yine yasa maddesinde yaşı ilerlemiş olan işçilere (50 ve daha yukarı yaşta olanlara) verilecek iznin yirmi günden az olamayacağı hükmü yer almaktadır.
Buradan hareketle emeklilik, Askerlik ve farklı sebeplerle işten ayrılan işçinin aynı işyerinde bir süre sonra tekrar çalışmaya başlaması koşulunda yıllık ücretli izninin önceki çalışmaları da dikkate alınarak hesap edilmesi gerektiği yönünde görüşler ağırlıklı olarak kabul edilmektedir.
Buna karşın Yüksek yargı konuyla ilgili olarak verdiği son kararlarından birinde konuya tamamen farklı bir boyut getirmiştir. Kararında önceki dönemin tasfiye edilmesini yani işçinin önceki çalıştığı döneme ait tüm haklarının ödenmiş olması koşulunda artık yeni bir hizmet akdinin söz konusu olduğu bu nedenle de işçinin izin hakkının da sıfırlanmış olduğu vurgulanmaktadır.
kaynak : Hüseyin İrfan FIRAT
Personel ve İk.Yönetimi Danışmanı
hifirat@superonline.com
Etiket: kıdem tazminatı, yıllık izin, yıllık ücretli izin
Yorum yazın
You must be logged in to post a comment.