Kaderci olmak İş ve özelde mutluluğun anahtarı başarılı iş yaşamında
Ağu 26


Ülkemizde 9 milyona yakın kişiyi yakından ilgilendiren, kısa adıyla KEY (konut edindirme yardımı) ödemelerinde beklenen son gerçekleşti. TTF’den sonra şimdi de milyonlarca KEY mağduru oluşmuş durumda. 
 
1986 yılında Turgut Özal döneminde oluşturulan ve asıl adı 3320 sayılı “Memurlar ve işçiler ile bunların emeklilerine konut edindirme yardımı yapılması hakkında kanun” olan bu kanunla, o zamanki hükümetin amacı yasanın adından da anlaşılacağı gibi kamu ya da özel sektörde tüm çalışanlarla bunların emeklilerinin konut sahibi olmasına yardımcı olmaktı.

Başta 180 ay olarak planlanan ve işverenler ile devletin katkılarından oluşturulan bu fona kesintiler 1987 yılında başladı. Ancak süreç içersinde bu fonun böyle bir amaca hizmet etmekten uzak olduğu (tıpkı “Çalışanların Tasarrufa Teşvik” edilmesi ile ilgili yasada olduğu gibi) anlaşıldı ve kesintiler 1995 yılında henüz 108. ayda son buldu.

Aradan geçen 12 yıl süresince gelip geçen hükümetlerin unutturmaya çalıştığı KEY hesapları, AKP hükümetinin de birinci iktidar döneminin sonunda (seçim dönemi) akla geldi ve bu fonla ilgili geçen yıl bir tasfiye ve geri ödeme yasası oluşturuldu.

Her şeyden önce, 108 ay boyunca adına düzenli ödeme yapılan bir kişinin hesabında yaklaşık olarak 6.116 YTL anapara birikmesi gerekirken, geri ödemelerle ilgili tutarsız rakamlar açıklanmaya başlandı. En sonunda ise ödemeler başlamadan önce yapılan son açıklamada ise bu fona kesintisiz olarak ödeme yapanların 1.391. YTL alabilecekleri açıklandı.

Bu tutarın neye göre hesap edildiği bir yana, zaten bu tutara ulaşabilecek kişi sayısı da son derece sınırlıydı. Ödeme dilimlerine göre en çok hak sahibini 0-50 YTL arasında alacağı olanlar oluşturuyordu.

Bu dilimde 3 milyon 800 bin kişi bulunurken, 1 milyon 145 bin kişi bin YTL’nin üzerinde, 2 milyon 922 bin kişi 50-500 YTL arasında, 972 bin kişi de 500-bin YTL arasında KEY geri ödemesi alabilecekti.

Ödemelerin başladığı 28 Temmuz gününden bu yana epey geçti ve bu bir süre içinde hak sahiplerinin listelere ulaşma çabaları sürüyor. Ancak listelere ulaşanların çoğunu tam bir şok bekliyor. Çünkü kimilerinin hesapları sıfır bakiye gözüküyor. Bir çoğunun da hesaplarında bulunan tutarlar beklediklerinin çok altında.

Peki, ama bu sonuç sürpriz mi?

Bence hiç sürpriz değil. Niye, derseniz aslında bu konuyla ilgili ilkyazımda bu işin sonucunun buraya varacağını açık bir dille ifade etmiştim. Ama özetle bir kez daha yinelemekte fayda var: Sağlıklı bir alt yapısı olmadan alelacele oluşturulan bu geri ödeme yasasından daha sağlıklı bir sonuç beklemek hayal olurdu.

Şimdi herkes suçluyu arıyor. İnsanlarımız tıpkı TTF geri ödemelerinde olduğu gibi bu fonla ilgili geri ödeme yasasının uygulanmasında da mağdur duruma düştüler.

Bir kısım görüş bildirenler SSK’yı suçluyorlar ve memurların görevlerini gereken ciddiyetle yapmadıklarından dolayı listelerde bu kadar hatanın oluştuğunu söylüyorlar. Oysa milyonlarca insanın emeklilik işlerini düzenleyen, primlerini ve emekli maaşlarını hesap eden bir kurumun bu kadar hata yapabilmesi doğrusu bana hiç de inandırıcı gelmiyor.

Sorun ne derseniz, sorunun yanıtı bence açık: Her şeyden önce gerek KEY, gerekse TTF fonu amacından uzak sadece kaynak yaratma amacıyla oluşturulmuş fonlardı. Bu fonlardaki birikimler kısa süre içersinde sadece kâğıt üzerinde kaldı. Çünkü çalışanlarımızın ve emeklilerin birikimleri ne yazık ki başka alanlara kaydırılmış eritilmişti.

Daha sonra göreve gelen hükümetlerde olmayan bu paraları geri ödeme konusuna hiçte sıcak bakamadılar. Bu işe soyunan AKP iktidarı ise konunun aslında ne kadar güç olduğunu bilerek veya bilmeyerek bu işe girdi ama sonuç gerek TTF’ler de gerekse KEY’ ler de çalışanlarımız ve emeklilerimiz bakımından hüsran oldu.

Her ne kadar Başbakan konuşmalarında “unutulmuş, rafa kalkmış fon paralarını vatandaşa biz geri ödüyoruz” şeklinde konuşmalar yapsa da, bu ödemelerin ne şekilde olduğunu işte hep birlikte görüyoruz.

Bu yazımda mağdur olanların neler yapmaları gerektiği konusuna fazlaca değinmeyeceğim. Çünkü yıllardan beri daha TTF mağdurlarının sorunlarını çözemedik. Kapanan tasfiye olan iş yerleri nedeniyle evraklarına ulaşamayan kişiler, artık bu dünyada olmayan müteveffa hak sahiplerinin çaresiz yakınları, kısaca yine aynı tablo.

Şimdi mağdur kişiler ellerinde kanıtlayıcı belgeleri olması kaydıyla üç ay içinde itiraz hakkına sahipler. Ancak bu belgelere nasıl ulaşacakları ve haklı olduklarını nasıl kanıtlayacakları konusunda ise bizi bu düzenlemeleri yapanlar bilgilendirsinler, diye düşünüyorum.

Yazımı küçük bir notla sonlandırayım: Zarara uğrayan herkes, bu zarardan sorumlu kişiler yada kuruluşlar hakkında dava açma hakkına sahiptir.
 kaynak : yenibiris.com
 

Etiket: , , , , ,

Yorum yazın

You must be logged in to post a comment.