Kaderci olmak İş ve özelde mutluluğun anahtarı başarılı iş yaşamında
Eki 29


Taner Özdeş 

21. yüzyılda rekabet, değişim, teknoloji, küreselleşme, politik ve ekonomik çalkantılar sonucunda liderlik becerisi daha çok önem kazanmaya başladı. 

Günümüzde tüm organizasyonlar karşılaştıkları sorunlarla başa çıkmak için her zamankinden daha iyi liderlere ihtiyaç duyuyor. Çünkü, iyi liderler toplumları nasıl iyi liderler ileriye götürüyorsa, kötü liderler de toplumları geriletebilir.

İş hayatında “lider” kelimesini hep duyarız, ama ne olduğunu tam anlamayız. Strateji kelimesinden iş dünyasında sürekli bahsedildiği gibi, liderlik kavramı da sıklıkla kullanılıyor. Liderlik konusunu en güzel şöyle tanımlayabilirim: “Kendini dıştan gelebilecek her türlü olumsuz etkiye, engele, güçlüğe, zorluğa, haksızlığa rağmen, içinden gelen güç, potansiyel yetenek, enerji, iyimser coşku, inanç ve hür iradesi ile sorumluluk alarak inandığı yolda
harekete geçebilme cesaretini gösterebilmek.“

Liderliğin temelinde zeka, vizyon ve büyük düşünmek kadar insani duygularda vardır.

İyi bir lidere örnek Atatürk’ü, kötü bir lidere örnek ise Adolf Hitler’i gösterebiliriz. İkisinin de vizyonu, coşkusu, tutkuları ve bitmek bilmeyen enerjileri ile insanları arkalarından sürükledi. Her iki liderin en önemli farkı ise amaçlarının farklı olmasıydı.

İnsanların bir otoriteye gereksinim duymaları diktatörlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bunlar korku, düşman yaratmak, bir şeye nefret beslenmesini sağlamak, insanların kendilerini tehdit altında hissettirerek, kriz çıkararak, insanların kendilerini acizlik içine sokup, güçsüz, savunmasız kılıp can, güvenlik derdine düşürerek kendilerini kolaylıkla kabul ettirebilirler.

Liderde bulunması gereken en önemli özellikler arasında, “Özgüven, dürüstlük, adil olabilmek, yaratıcılık ve en önemlisi ne olursa olsun sorumluluk alabilmek” gibi özellikler sayılabilir. Liderlik eylemle ilgilidir. Herkesin yapamadığını, yapmaya cesaret edemediğini yapabilmektir. İş hayatımdaki kendi tecrübelerime göre insanların gerekli liderliği gösterememesinin nedeni çoğunlukla, insanların inandıkları şeyleri, zamanında yapma özdisiplinine ve cesaretine sahip olmadıklarından kaynaklanır.

Dünyada yapılan araştırmalarda dehaların başarılarının nedeninin kararlılık, en büyük başarısız olma nedeninin ise vazgeçmek olduğu ortaya çıkmış. Bu sene Fatih Terim ve öğrencilerinin Avrupa kupasındaki başarılarının nedeni sizce yetenekleri mi, çok antrenman yapmaları mı, şanslı olmaları mı yoksa başarma ve kazanma inançlarından mı kaynaklandı? Unutmamakta fayda var: Başarısızlık, nasıl kazanacağını öğrenmenin ötesinde bir şey değildir.

Yaşam bize iki şey arasında tekrarlayan şekilde bir tercih hakkı sunar. Bu tercih bizim irade ve kararımıza bağlıdır: Ya isyan ya da uyum. Akıllı olmak neye isyan edeceğimizi, neye uyum göstereceğimizi bilmektir.

Mantıksal analiz, zeka keskinliği iyi bir liderden beklenen, ama tek başına yeterli olmayan unsurlardır. Gerçek liderlerin zekalarının yanında duygusal zekaları da güçlüdür. Duygusal zeka dört bileşenden oluşur: Özbilinç, özdenetim, empati ve sosyal beceri. Eğer gerçek bir lider olmak istiyorsanız, aklınızla yönetin, yüreğinizle liderlik yapın.

Lider, özgür irade, eylemci ve sorumluluk ahlakına sahip kişidir. Tüm bunları yapabilmek için hayatta güçlü bir hedefe, büyük bir hayale, en önemlisi bunları yapabilecek cesarete, bitmek bilmeyen tutkuya ve isteğe sahip olmalıdır. 
yenibiris.com sitesinden alınmıştır.

Etiket: , , ,

Yorum yazın

You must be logged in to post a comment.